DeutschSprechen

Cümle uzamadan önce harfler ve sayılar

Alman alfabesi

Alman alfabesi, bir kez okuduğunda kafanda tam olarak yerleşir. Ancak telefonda biri ismini harf harf hecelediğinde durum artık öyle değil. J ve Y, V ve W, “ch” harfi, senin “sch” olarak duyduğun ses. Almancada sayılar da aynı noktada kafa karıştırır: vierzehn ve vierzig, fiyatlar, saatler. Burada telaffuz bir ek unsur değildir. Telaffuz, içeriğin tamamıdır.

A’dan başlamıyorum ve Z’de bitirmiyorum. Karıştırdığın dört ses, artı bu hafta ihtiyacın olan bir sayı. Alfabenin geri kalanı bekliyor. Kaçmayacak.

Bir akşamda gerçekten ne çalışırsın

DeutschSprechen’deki ses öncülük ediyor. Sen onu takip ediyorsun, aynı anda değil. Emoji alıştırmayı atlıyor. Harfler, sayılar, kısa bir cümle. Üç kez net bir şekilde tekrar, sonra başka bir ses. Aynı harfin beşinci tekrarı inatçı hale gelir ve inatçılık telaffuz değildir.

Çocuklar odada sadece bir yetişkinle birlikte olsun. Uygulama dikkat etmiyor. Sen ediyorsun.

Yarın ihtiyacın olacak bir sayı

“Birden yüze kadar” değil. Fiyat, ev numarası, geleceğin saat. “Bu on iki avro.” On iki akla gelmezse, önce sadece sayı, sonra cümle. Ertesi gün aynı fiyat. Eski konu utanç verici olduğu için yeni bir konuya geçmek, utanç duygusunu sadece bir gün erteler.

Buna ait karta, söylediğin cümle yazılır. SRS üç gün sonra onu geri alır. Sonra sen tekrar söylersin. “On dördü biliyorum” sayılmaz. Ağız sayar.

Konuşma yapmadan hecelemek

İsim, sokak, e-posta. Bir resmi kurumda ya da telefonda gerçekten hecelediğin üç şey. Şiir gibi tüm alfabeyi değil. A harfi Anton'un baş harfi gibi, sadece ihtiyacın olduğunda. Bir akşamda tüm alfabeyi “bitiren” kişi, onu okumuş demektir. Üç akşamda üç harfi yüksek sesle söyleyen kişi, telefonda da söyleyebilir.

V ve W klasik örneklerdir. Bir kez mikrofon başında, bir kez de dil grubunda; ismin bir parçası olarak, fonetik üzerine bir konferans olarak değil. Grubun açıklamaya ihtiyacı yok. Harfe ihtiyacı var.

Mikrofondan odaya

Tek başına duran cümle, konuşma grubuna girer. Daha cesur bir cümle değil. İstemiyorsan kamerayı kapat. AI’nın büyük tuşuyla beş kez geçiş yapmak ara duraktır: tut, konuş, bırak. Elini çekmek, keser. Ardından kartlar, yeni bir bölüm değil.

Ses grupta tekrar bozulursa, daha kısa tutun. “On iki.” Ara. Sonra cümle. Özür dileme, özür dilemeyi öğretir.

Yol, Alfabe ve Sayılar altında yer alıyor. Mikrofonun nasıl kullanılması gerektiği: önce dinle, sonra kendin dene.

Bir hafta, maraton değil

Pazartesi dört ses. Salı, cümlede bir sayı. Çarşamba, grupta aynı cümle. Perşembe, kartlar. Cuma, ara ya da aynı fiyat, yeni dükkan. Almanca alfabe, ağız üç harfini öğrenene kadar bir liste olarak kalır. Almanca sayılar, bir fiyatı doğru söyleyene kadar bir tablo olarak kalır.

Eğer “zaten biliyorsan”

O zaman yine de nadiren söylediğin soyadını hecelersin. A’dan Z’ye değil. Ondan üç harf seç, sesli olarak, mikrofonun önünde, sonra “Adım …” cümlesinde. Kağıt üzerinde kolay göründüğü için kafanda atladığın yerlerdeki telaffuz. On dört ve kırk, aynı akşamda ancak karıştırırsan. Aksi takdirde ikisinden biri, fiyatta, ezberlenecek bir çift olarak değil.

Kartı, “Sayı: 14” yazanla değil, söylediğim örnek cümleyle bir kenara koyuyorum. Üç gün sonra tekrar geliyor. Sadece okursam, bir kez daha silerim. Ağıza cümle içinde girmişse, öğrenilmiş sayılır. Widget sabahları bu tür kartlardan kaç tanesinin vadesi geldiğini gösterir. Bir bakış, sonra bu hafta önemli olan tek sayı.

DeutschSprechen sesli okur. Sen bu hafta gerçekten söyleyeceğin tek kelimeyi hecelersin. Bu akşam daha fazla alfabe, gereksiz gösterişten ibarettir.